Şamil | Kategoriler | Konular

El-batın

el-BÂTIN

Allah'ın isimlerinden biri. Gizli,
yaratıkların gözlerinden gizli olan, görülemeyen anlamına.
Allah Teâlâ'nın varlığı, hem aşikâr, hem
gizlidir. Aşikârdır; çünkü varlığını
bildiren işleri, nişanları, gözsüzler bile görmüş
ve bu eşyanın hakikatler hakikatı yüce varlığa
umumi şehadetini, sağırlar bile işitmiştir.
Gizlidir; çünkü kul, Allah'ı künhüyle bilemez, ama varlığını
hisseder. Allah'ı tam bir biliş ile tanımak hiçbir mahlûk
için mümkün değildir. Akıl ve bilgi sonludur,
sınırlıdır, ezel ve ebedin bilgisine ulaşamaz.
Resulullah (s.a.s.), müslümanları belli bir sınıra kadar
gitmeleri hususunda uyarmış; daha ileri gideceklerin ya inkâr
yahut şirk, yahut deliliğe varacaklarını
buyurmuştur. Allahu Teâlâ'nın zatı mutlak bir
sırdır. O sırrı ancak kendisi bilir. Kula yaraşan;
onun ilmini araştırmak, O'na ibadet etmektir.

Bâtın olan Allah, yaratıklarının
duyu organlarıyla idrak edemedikleri, görüş ve ilimlerinin
kapsayamadığı yegane zattır. Allah, vücudu ile zâhir,
künhü ile bâtındır. O'nun künhüne vukûfiyet imkânsızdır.
O, eserleriyle tezahür eder ama künhünün sırrını kimse
bilemez. Bu meyanda Hz. peygamber'in bize öğrettiğine göre, O'
nun zatı düşünülemez; buna güç yetmez. Ancak O'nun
nimetleri ve kudretinin eserleri hakkında düşünmek
mümkündür. "O, hem evveldir, hem ahirdir, hem zâhirdir, hem bâtındır.
O, her şeyi kemaliyle bilendir. " (el-Hadîd, 57/3) ve "
Hiçbir göz O'nu (dünyada) ihata ve idrak edemez. Fakat o, (ilmiyle)
bütün gözleri (varlıkları) ihata eder... " (el-En'am,
6/103) ayetlerinde Allahü Teâlâ bu hususu açıklamaktadır ve
Hz. Musa'ya buyurduğu gibi,"Buyurdu: 'Beni kesinlikle göremezsin,
fakat şu dağa bak. Eğer o, yerinde durabilirse sen de beni
görürsün'. Derken Rabbi o dağa tecelli edince onu paramparça
ediverdi..." (el-A'raf, 7/143)

Şamil İA


Konular