Şamil | Kategoriler | Konular

öfke

ÖFKE

Engellenme, incinme veya gözdağı
karşısında gösterilen şiddetli
kızgınlık duygusu; gazap, hiddet. Kişi kendisine
yapılan kadar, başkasına karşı yapılandan da
incinebilir ve bundan dolayı öfkelenebilir.

Öfke, ahlâkî eksikliklerdendir. İnsanda varolan
gazab kuvvetinin ifrat derecesi olan öfke, bir âfettir. Öfke anında
insan doğru düşünemez. Normal davranışlarda
bulunamaz. Öfkeli olarak yapılan işler hep sonradan
pişmanlık duyulan işlerdir. Bunun için "Öfke ile
kalkan zararla oturur" denilmiştir.

Bir anlık öfke ile cinayet işleyenlere
sık sık rastlanır. Öfke ev ve iş yerlerinde
huzursuzluklara ve rahatsızlıklara sebep olur. İnsan,
iradesini kullanarak öfkesini yenmeye, kendisini öfkelendirenleri bağışlamaya
çalışmalıdır. Cenab-ı Hak;

"(O takva sahipleri) bollukta ve darlıkta
harcayıp yedirenler, öfkelerini tutanlar, insanların
kusurlarını bağışlayanlardır. Allah da
iyilik edenleri sever" (Âl-i İmran, 3/ 134) buyurmuştur.

Peygamberimiz'e gelerek kendisine öğüt vermesini
isteyen bir adama Resulullah (s.a.s); "Öfkelenme!? demiş ve
bu sözünü birkaç kere tekrarlamıştır (Riyazü's-Salihîn,
I, 80).

Öfke anında Allah'a sığınmak ve
öfkenin geçmesini istemek gerekir. Öfkeli birisini gören Hz. Peygamber
şöyle buyurmuştur:

"Ben bir kelime biliyorum ki, eğer şu
adam o kelimeyi söylese muhakkak öfkesi geçer. O kelime: Eûzü billahi
mineş-şeytânirracîm", sözüdür" (Müslim, Birr ve
Sıla, 109).

Başka bir hadis-i şerifte de şöyle
buyurulmuştur:

"Kuvvetli ve kahraman pehlivan, herkesi yenen
kimse değildir. Kuvvetli ve kahraman pehlivan ancak öfke zamanında
nefsine mâlik olan ve öfkesini yenen kimsedir" (Müslim, Birr ve Sıla,
107).

Peygamber Efendimiz bir başka hadisinde şöyle
buyurmuştur:

Bir kimse öfkesinin gereğini yapmaya kadir
olduğu halde öfkesini yenerse, Allah Teâlâ kıyamet gününde
halkın gözü önünde onu çağırır, huriler içinden
istediğini seçmekte muhayyer kılar" (Riyazü's-Salihîn,
I, 80).

Kur'an-ı Kerim'de genellikle kâfirlerin
müminlere karşı duydukları öfkeden bahsedilmiştir.
Aksine müminler öfkelerini yenen insanlardır.

Peygamber Efendimiz, Cenab-ı Hakk'a
sığınmayı öfkenin ilâcı olarak tavsiye
etmiş, insanın kendi kendine telkinle ulaşacağı
irade sağlamlığının onu öfkelenmekten kurtaracağına
işaret etmiştir. Yine Peygamberimiz öfkeyi güç ve kuvvetin değil
zayıflığın ve aczin alâmeti olarak görmüştür.
Öfke nefse hâkim olamamanın işaretidir. Nefislerine hâkim
olamayanların sonu ise hüsrandır. Müslüman, işlerini
öfke ile değil; teennî, sabır ve yumuşaklıkla
halletmelidir.

Akif KÖTEN


Konular