Şamil | Kategoriler | Konular

Noel

NOEL

Hristiyanların Hz. İsa'nın doğum günü
dolayısıyla kutladıkları bayram; bu bayramın
kutlandığı zaman süresi; Miladi yılı Ocak
ayının birinci gününün gecesi; Milad; Hz. İsa'nın
doğumu kabul edilen gün. Bu günü esas alan takvime ise Milâdi
takvim denir.

Hristiyan inancına göre evrenin nuru olan Hz.
İsa'nın doğum gününü 25 Aralıkta kutlamanın,
papaların kış gündönümü törenlerine bağlı
bulunanları bundan vazgeçirmek amacına yönelik olduğu söylenir.
25 Aralık Hristiyan kiliselerinin hepsi tarafından Hz.
İsa'nın doğum günü törenleri olarak kutlanır.
Katolik (Latin) kilisesi 25 Aralık, Ortodoks kiliseleri ise IV. Yüzyıldan
itibaren bu tarihi benimsemişlerdir. Katolik kilisesi bu günü,
birincisi gece yarısı; ikincisi güneş doğarken;
üçüncüsü ise sabah olmak üzere üç missa (ayin) tertipleyerek
kutlar.

Noel, genel kanâate göre Batı'da 354 M.
yıllarında kutlanılıyordu. Buna
karşılık Hz. İsa'nın doğumunu 6 Ocak'ta
kutlayan Doğu Hristiyanları ise, İoonnes Khrysostomos ve
Gregorios adlı azizlerin etkisiyle noel kutlama tarihlerini
batıya ayak uydurarak 25 Aralık günü olarak değiştirmişlerdir.

Yine Hristiyanlar arasında görülen başka
bir anlayışa göre, Bizans İmparatoru Büyük Konstantin
putperestlikten Hristiyanlığa geçtikten sonra (313 M),
İstanbul şehrini genişletip, yeniden imar ettirmiş ve
ona Konstantiniyye ismini vermişti. İstanbul'un başkent
oluşu ve imparatorun Hristiyanlığın ruhani lideri
durumuna geçmesi, konsilleri Hristiyanlık adına ümide sevketmiş
ve bunlar imparatora başvurarak halk arasında yaygın yüzlerce
İncil'in tek kitaba indirilmesini istemişlerdi. Bunun üzerine
İmparator Konstantin, Hz. İsa'nın ölümünden sonra O'nun
havarileri arasına girerek gerçek İncil'i tahrif eden Yahudi
Pavlus'un gayretiyle Hz. İsa'nın getirmiş olduğu dini
değiştirmiş, yeni yorum ve değişikliklerle halk
arasında yayılan İncil'lerin birleştirilmesi yoluna
gitmiştir. Bu amaçla 325 yılında İznik'te toplanan
319 papaz, İncil'lerin birleştirilmesi yoluna gitti.
İznik'te ortaya çıkarılan yeni İncil, Eflatun'un
ortaya attığı teslis (tritine) inancı, ilk
yazılan tahrife uğramış dört büyük İncil'de de
yer alır.

İznik toplantısında, içinde Allah
(c.c)'ın bir olduğu ve Hz. İsa'nın sadece bir
peygamber olduğu yazılı bulunan Barnabas İncil'i ile
birlikte diğer bütün İncil'lerin yakılmasına,
Barnabas İncil'i okuyanların öldürülmesine ve bu İncil'i
savunan, teslis inancına karşı çıkan papaz Aryüs'un
aforoz edilmesine karar verilmiştir. Aryus Hristiyan inancında
İncilin aslı bozulmamış şekline inanan bir
papazdı. Daha sonra ortaya çıkarılan dört büyük
İncil'in Hz. İsa'ya Allah tarafından gönderilen
İncil'le uzaktan yakından alâkası
olmadığını, Allah'ın üç değil, bir
olduğunu, eşi ve oğlunun bulunmadığını
söylüyordu. Bu görüşleriyle bir ekolün öncüsü oldu. M. 270'te
doğan Aryüs 325 yılında İznik konsilindeki görüşlerinden
dolayı aforoz edilmiş ve aynı nedenden dolayı 336'da
öldürülmüştür. Böylece vahiy kaynağından uzak yeni
bir Hristiyanlık dini ortaya çıkmıştır. Bunu gerçekleştiren
İmparator Konstantinos, Aralığın son
haftasını Noel haftası ve bu ayın son günün gecesini
(31 Aralık) Noel gecesi ilân etti.

Noel Ağacı

Hristiyanların Noel için kesip süsledikleri
çama ilk olarak 1605 yılında Almanya'da ilgi gösterilmeye başlandı.
Daha sonra XlX. yüzyıl ortalarında Helene de Mecklembung
tarafından Fransa'ya taşındı. Ermeni mitolojisinde
yeni yıl tanrısının adı Amanor'dur.
Pağanlık çağında avlanan hayvanlar Amanor onuruna
çam ağaçlarına asılırmış. Noel gününde
çam ağaçlarına çeşitli şeyler asılarak
yapılan tören, Hristiyanlığa bu pagan geleneğinden geçmiştir.
Günümüzde ağaç bayramları da ilkel insanların ağaçlara
tapınmalarından ileri gelen bir gelenektir. İnsanlar
ağacı, uzun ömürlü olması yönündeki hayranlıkları
ile kutsamışlardır.

Noel Baba Geleneği

Muğla-Antalya çevresi (Lycly) eyaletinin başpiskoposu
olan Saint Nicola'nın çalışmalarını övmek amacına
dayanır. Hristiyan inancına göre genellikle karla örtülü
ortamda, güleç, tombul ve yardımsever bir tipi canlandıran
Noel Baba inancı, günümüz Hristiyan kültürü ve bu kültürden
etkilenen doğu kültürlerine de girmiştir. Saint Nicola,
insanları himaye eden bir aziz olarak bilinmektedir.
Yılbaşı akşamları çocukları sevindiren bir
ihtiyardır. Sözkonusu Nicola efsanesi aynı zamanda Anadoluyu
Bizans toprağı sayan Batının, çocuklarına
aşıladığı bir ideal olarak bilinmektedir.

İslam ve Noel

Hristiyan inancına göre Noel, bir bayramın
adıdır. Nasıl ki İslâm öncesi İran
inancında Nevruz ve Mihrican bayram olarak kutlanmakta idiyse, günümüzde
kutlanan Hıdrellezde bu hükümdedir. Bütün bu saydığımız
özel günler Türkçe lugatlarda "bayram" kelimesiyle ifadesini
bulmaktadır (bk. Nevruz ve Hıdrellez mad.)

İslâmi ıstılahta bayram; dönüp gelen.
Allah'ın pek çok ihsan ve keremiyle ve bu ihsana bağlı
hayırların doğurduğu sevinç ve mutlulukların
yaşandığı günler olarak tanımlanır
(İbn Abidin, Reddül Muhtar, III, 342). Müslümanların sosyal
ve siyasî ilişkilerini düzenleyen, Hz. Peygamber (s.a.s)'in
hicretini tarih ve takvim başlangıcı olarak esas alan,
İslâmî takvimdir. Hicri takvim Hz. Ömer zamanında Kameri (ay)
yılı esas aşınarak düzenlenmiştir. Hicretin gerçekleştiği
yıl, hicri takvimin birinci yılı olmuş ve senenin ilk
ayı olan Muharrem ayının ilk günü de yeni yılın
başı sayılmıştır (bk. Hicrî takvim mad.).

Müslümanlar için Muharrem ayının birinci
gecesi "Yılbaşı"gecesidir. İslâmda yeni yıl,
Muharremin birinci günü başlar. Müslümanlar ayları, ibadet günlerini,
bayramları, Ramazan ve Kurbanı, Haccı,
yılbaşını, zekatı... vb. hep İslâmî
takvime göre tanzim etmek durumundadırlar. Zira Allah, ayların
sayısını on iki olarak bildirmiştir (et-Tevbe, 9/36).
Müfessirlere göre bu aylardan kasıt, Kamerî aylardır. Müslümanlar
ibadetlerini ihtimal ile düzenlenen Milâdi aylara değil; müşahhas
'ilâhi bir gerçek' olan Kameri aylara göre düzenler. Çünkü bu hesap
gerçekten doğru olan hesaptır (et-Tevbe, 9/36). Buradan
hareketle müslümanların İslam dışı diğer
bayramları kutlaması, bunlara iştirak etmesi ve
Allah'ın bildirdiği gerçekleri yalanlayan veya onlara uymayan
düşüncelerin ürünü olan fiillerin kutlama günlerini
müslümanların da bayram olarak kabul etmesi, küfre destek olmaktan
başka bir manâ ifade etmez. İslâm dışı tek ve
çok ilahlı dinlerin törenlerine iştirak etmenin, dinî
merasimlerinden bir şeye uygunluk göstermenin imanı bozan
boyuttan arzedeceği haber verilir (el-Fetâva el-Hindiye, IV. s. 342;
XIV, s. 407). Binaenaleyh, Noel gününde, Hristiyanların diğer
bayram günlerinde onlara uymak gayesi ile, onların
yaptıklarını yapmak, o günlerde bayram niyetiyle
çocuklara elbise almak ve pişirdikleri yemekleri yemek caiz
değildir. Bu hareketler küfrü gerektirir. Ondan sakınmak
gerekir... Bundan da anlaşılıyor ki, Nevruz ile Mihrican
gibi müslüman olmayan kimselerin kutsal günlerini ta'zim etmek de caiz
değildir (İbn Abidin, Reddül Muhtar, XVII s. 310; Halil
Gönenç, Günümüz Meselelerine Fetvalar, İstanbul 1984, II, s.
21).

İslâmi kaynakların ortak görüşü,
Allah'ın bildirmiş olduğu İslâm kanunları
dışında tesis edilmiş bütün gün ve bayramları
kutlamanın küfür olduğu yolundadır. Bir müslümanın
Noel veya milâdî yeni yıl ya da, yılbaşı veya buna
benzer bazı özel insan ve kurumların koyduğu günleri
kutlaması mümkün değildir. İnanç yönünden sakıncalı
olan bu günlerin diğer günlerinden hiç bir farkı
bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra, gerek özel olarak,
gerekse yılbaşı amacıyla piyango bileti almak ve
satmak haramdır. Piyango, kumarın bir türü olduğundan
bunlardan kazanılan para da haramdır. Özellikle yılbaşı
gecelerinde oynanan tombala ve fırdöndü benzeri oyunlar, neyine
olursa olsun, tüm iskambil ve taş oyunları ile kumar
makinaları ile oynanan oyunlar İslâm'a göre haramdır
(Yusuf Kerimoğlu, Emanet ve Ehliyet, II, s. 494; Halil Gönenç,
a.g.e., II, 116, 208).

Günümüzde Noel

Cumhuriyet Türkiyesi batılılaşma dönemi
inkılaplarıyla birlikte Hristiyan Batı
yaşantısını benimseyerek gerçekleştirdiği köklü
değişiklikler arasında takvim meselesini de
unutmamış, bu amaçla 26 Aralık 1925 tarihinde İslâmi
olan Hicrî takvim yerine Hristiyan milâdi takvim benimsenme yoluna
gidilmiştir. Yılbaşı günü de Muharrem'den, gerçekte
Hz. İsa'nın doğum günü olmayan, ancak öyle kabul gören
1 Ocak tarihine alındı. İnkılapların amaçladığı
Batı değer yargılarının ise bu arada "Noel
Baba Kültürü"nün halk arasına zorlamalarla sokularak zamanla
meşrulaşması sağlandı.

Bizans imparatoru Konstantin'in Noel'i bayram olarak
kabul ettiği M. 325 tarihinden beri Hristiyan âlemi de bu günü
gelenekselleştirerek bayram olarak yaşatagelmiştir.
Noel'den bir hafta öncesinden özel hazırlıklar saparlar. Bu günlerde
sokaklar, caddeler ve vitrinler çam ağaçlarıyla dolmakta, Noel
Baba resimleri her yeri kaplamaktadır. Noel bayramı münasebetiyle
kitap, dergi vs. yayınlanmakta; kiliseler, resmi daireler ve okullar
süslenmekte, televizyon ve radyoda kurumlar tatile girmektedir. Halk
tebrik ve telgraflarla birbirinin bayramını kutlarlar.

Gerçekte noel (yılbaşı)
kutlamalarının Hz. İsa'nın doğumuyla herhangi bir
ilgisi bulunmamaktadır. Noel Baba efsanesi sonradan Saint Nicola
adlı papazın uydurmasından ibarettir. Hristiyanların
geleneksel bayramı olan Noel, şu anda halkı müslüman
ülkeler arasında da rağbet duyulmaya ve özel teşvik görmeye
başlamıştır. İşin korkunç yanı da, bu
tür tebriklere müslümanların rağbet etmesi ve İslâm'dan
uzaklaşma yoluna girmeleridir. Müslümanlar önce Allaha verdikleri
sözü hatırlamalı, Kur'an ve Sünnet doğrultusunda
kendisine bahşedilen "müslüman" ismine yaraşır
vakar ve bilincin şuurunda olabilmelidirler. Çünkü biz "Rabb
olarak Allah'dan, din olarak İslâm'dan, peygamber olarak da Muhammed
(s.a.s)'den razıyız" (Buhârî, İlim, 29,
İ'tisam, 3; Müslim, İman, 56, Fedail, 134-136; Tirmizi,
İlim, 10).

Naci YENGİN


Konular