Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
www.ihya.org 4. yilinda
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :

Mal-i dımar

MÂL-İ DIMÂR



İnsan tabiatının kendisine meylettiği ve ihtiyaç zamanı için biriktirdiği şeylere "mal" denir. Bunlar toplanıp saklanabilen şeyler olup, menkul ve gayrimenkul, mütekavvim ve gayri mütekavvim gibi kısımlara ayrılır (bk. Mal maddesi). Dımâr sözlükte; kayıp olan şey, yerine getirilmeyen va'd, vadesi belirsiz alacak, ödenmesi umulmayan alacak anlamlarına gelir. Mâl-i dımâr bir fıkıh terimi olarak; bir kimsenin mâlik olduğu halde yararlanması mümkün olmayan, başka bir deyimle elinden çıkıp, dış görünüş bakımından, artık geri dönmesi umulmayan mal, demektir. Bu gibi mallara zekât gerekmez. Bunlar bu durumda "nâmî" sayılmadıkları için zekâta tabi olmazlar. İnkâr edilen ve ispatı mümkün olmayan para alacakları, gaspedilmiş olup geri alınması umulmayan mallar, denize düşüp çıkarılması mümkün görülmeyen mallar, toprağa gömülüp yeri unutulan nakitler ve kaybolmuş olan benzeri mallar bu niteliktedir. Bu kabilden bir mal daha sonra ele geçse, nisap miktarına ulaşırsa ve zekâta tabi mallardan ise, elde edildiği tarihten itibaren bir yıl sonunda zekâtları gerekli olur.

Meselâ, yıllarca inkâr edildiği ve bir belge ile ispat edilemediği için alınamayan bir alacak, daha sonra ikrar veya bir delil ile sabit olup tahsil edilse, geçmiş yıllar için zekât gerekmez. Tahsil edildiği tarihte bu kimsenin başka malı varsa ona eklenerek değerlendirilir. Aksi halde zekât yükümlülüğü bir yıl geçince söz konusu olur. İmam Züfer ve İmam Şafiî'ye göre bu gibi mallara, mülkiyet devam ettiği için geçmiş yılların zekâtı da gerekir.

Şamil İA


Son takip: 19.01.2018 - 02:18
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:


· ınsan suresı · Kardeslık · Tembellik · ıhlas suresı · Bakı mezarlıgı · Gasıye suresı · Vahdaniyet · ırz · Hılekar, hilekarlık · Patrik-patrikhane · Muallel hadis · Sadaka-i fıtır · Gusül (boy abdesti) · Taat · ıbahıyye · Fetıh suresı · Müevvel · Nebbaş · Ahırete ıman · Cum'a suresı · Fersah · Tertip · Hamıle · Kan aldırma · Calut · Tahrimen mekruh · Bey' bı'l-ıstıglal · El-batın · ümmü külsüm (r.a) · Hazrec · ıstıare · Hacet namazı · ıcabet · Mu'tezile mezhebi · Nebi · Fıkh-ı ekber · Zaruret · Vekalet · ıcbar · ınzar · Teheccüd namazı · Takas · Musadere · Silsile · Sıhriyyet · Davete ıcabet · Azab, azap · Matüridiyye · Sia · El-celil · Minare
· Riba (fâiz) · Mescid-i aksa · El · Asker teçhızı · Dall · Sırat-ı müstakim · Fucur · Hırka-ı saadet · Fıraset · Koguculuk · ıcabet · Niyet, niyyet · Halim · Humeze suresı · Gerıcı-gerıcılık · Mü'min suresi · Edılle-ı erbaa · Gıyınme · Tedavi · Lukata · Hasr suresı · Muhadramun · Sadaka-i fıtır · Gerdek gecesı · Mübah · ırhasat · Gazı, gazılık · Sirket · ıhtıyarlık · Ehl-ı beyt · Tecessüs · Amıl · Hılfu'l-fudul · Borç · Tahrimen mekruh · Siyer · Bedene · Yobaz · Kefaet · Müneccim
· Ashabı Kiram · Beldeler · Esmaül Husna · Fıkhi mevzular · Kavimler · Kuran Sureleri · Mekanlar · Peygamberler · Savaşlar · İnançlar · Şahıslar

Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber