Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
www.ihya.org 4. yilinda
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :

Kanaat

KANAAT



Elinde bulunanla yetinme, dünya nimetlerinden kısmetine razı olma. İsraf, ihtiras tama' ve israftan kaçınma. Kişinin Allah'ın kendisine dünya nimeti olarak verdiği paya rıza göstermesi.

Allah Teâlâ insanların dünya hayatının süs ve cazibesine aldanarak ahireti unutmaması için, Kur'an-ı Kerîm'de dünya hayatının geçiciliği ve değersizliğini vurgulamış, âhiret hayatının tercih edilmesi gereken bir gerçek olduğunu anlatmıştır: "Dünya dirliği eğlenceden, oyuncaktan ibarettir. Âhiret hayatı hakiki hayattır. Bilselerdi (âhireti tercih ederlerdi)" (el-Ankebût, 29/64). Kur'ân-ı Kerim insanın tama' ettiği nimetleri sıralayarak bunların âhiret hayatı açısından asıl gaye olmadığını anlatmaktadır: "İnsanın gönlünü çeken kadınlar, oğullar, kantarla altın ve gümüşler, nişanlı atlar, davarlar, ekinler sevgisi insanlara hõs gösterildi. İşte bunlar dünya hayatında istifade edilecek şeylerdir. Asıl barınılacak yer Allah nezdindedir" (Âlu İmrân, 3/14). Bu âyetler dünya nimetlerini kıyasla değersizliğini anlatması açısından sonsuz ve sürekli olan âhiret nimetlerine insanı teşvik etmektedir. Bu aşıdan insanın manevî faziletlere teşvik edilmesi dünya nimetlerine karşı insan nefsindeki istekleri törpüleyecektir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s) âhiret hayatının merkeziyetini, temel gaye ve hedef olduğunu; dünya hayatının âhirete göre düzenlenmesinin gerekliliğini şöyle anlatmaktadır: "Allahım hayat ancak âhiret hayatıdır" (Buharî, Rikâk, 1; Cihâd, 33, 110; Müslim, Zekât, 109; Nesâî, Zekât, 80). Hz. Peygamber dünya malları karşısındaki tavrını şöyle belirtmiştir: "Eğer benim "Uhud dağı kadar altınım bulunsa, borç için sakladığımdan başka, ondan yanımda bir dirheminin üç gece kalmaması beni sevindirir" (Buhârî, Temenna', 2; Rıkâk, 14; Müslim, Zekât, 31, 32; İbn Mâce, Zühd, 8).

Hz. Peygamber hayatını kifaf ve kanaat prensibine uygun olarak düzenlemiştir (Ahmed b. Hanbel, VI, 19). Kanaat az çalışmak, tembellik etmek anlamında değerlendirilmemiştir. Kanaat, Allah Teâlâ'nın insana takdir ettiğine razı olmaktır. Sa'd b. Ebi Vakkâs oğluna şöyle nasihat etmiştir: "Oğlum! Zenginlik istediğin zaman, onunla beraber kanaat de iste. Çünkü, kanaatı olmayanı servet zengin etmez.". Bu nasihatten de anlaşılabileceği gibi kanaat ruhî ve ahlâki bir vasıftır.

Kanaata bazen kişinin yaptığı amellerde orta yolu takip etmek anlamında da olabilir. Nitekim, Abdullah b. Amr- b. el-As, Hz. Peygamberin yanına gelmiş namaz ve oruç hakkında tavsiye istemiştir. Hz. Peygamberin az şeyler tavsiyesine rağmen, daha fazla yapmaya gücü yeteceğini söyleyen Abdullah b. Amr, zayıflayıp ihtiyarlayınca hayıflanıp şöyle demiştir: "Keşke Hz. Peygamber (s.a.s)'in bana emrettiği şekilde ibadet etmeye kanaat ederek razı olsaydım" (Ahmed b. Hanbel, II, 200).

Kaanaatin bitmez tükenmez bir hazine olduğunu, belirten Hz. Peygamber hep şöyle dua ederdi: "Ya rab verdiğin rızıkla beni kanaatkâr kıl ve rızkı benim için mübarek eyle" (Keşfü'l-Hafâ, II, 151).

Hz. Peygamber kanaatı ve kanaatın neticesini şu veciz ifadeleriyle özetlemiştir: "Kanaatkâr ol ki, insanların Allah'a en çok şükredeni olasın." (İbn Mâce, Zühd, 24).

Zübeyr TEKKEŞİN


Son takip: 19.11.2018 - 05:29
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:


· Köle, kölelık · Vesk · Damat · Rahman suresi · Akıka kurbanı · ümmü habibe · Zümer suresi · Sehid · Tedvin · Hıcrı takvım · Amm · Gaza · Yalan yemin · Mal · Musadere · Zelle · Hasıye · Ahfad · Cemre · Tazminat · ıare · Kapitalizm · Alu ya'kub · Muavenet · Batıniyye · Rebiu'l-ahir · Kırat · Teravih namazı · Güzel söz · Nusayrilik · Türbe · Rukye · Nefs-i emmare · Vedi · Usul-ü tefsir · Hulf · Ca'fer-ı sadık · Karun · ırem · Seyh · Huneyn savası · Ezelı · Hz. Aişe · Hıbe · Basar · çek · Seccade · Davet · Cıhad emırı · Zimmi · Minare
· Müşebbihe · Kayıp mal · Gece ıbadetı · ısyan · Zanni farz · Emırü'l-hacc · Arabulmak · Beyyine · Gulül · Hunsa · Baslık · Medine dönemi · Tırnak (kesmek) · Rahman · ısra · Sevval · çarsaf · Tugyan · Darü'l aceze · Mevali · Ehl-ı tertıb · Mümeyyiz · Cıale · Minare · Havz, havuz · Ehl-ı bıd'at · Merhun · Muta · Belva-ı amme · ıstınsak · ısm · Harem, haremeyn · ımsak · Sema (gök) · Mehir · Sabur · Muhkem · Hacerü'l-esved · Rabıta · Ashabu'l-mes'eme
· Ashabı Kiram · Beldeler · Esmaül Husna · Fıkhi mevzular · Kavimler · Kuran Sureleri · Mekanlar · Peygamberler · Savaşlar · İnançlar · Şahıslar

Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber